1 hafta önce 45
Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen, 97 yaşında yaşamını yitirdi. Bir süredir enfeksiyon nedeniyle tedavi gören Dormen, hastaneye kaldırıldıktan sonra yoğun bakıma alınarak entübe edilmişti. Usta sanatçının vefatı, sanat dünyasında büyük üzüntüye yol açtı.
HALDUN DORMEN HAYATINI KAYBETTİ
Bir süredir yoğun bakımda tedavisi süren ve son olarak entübe edilen usta sanatçı Haldun Dormen’den acı haber geldi. Dormen, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

VEFAT HABERİNİ OĞLU AÇIKLADI
Haldun Dormen’in ölümünü oğlu Ömer Dormen duyurdu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ömer Dormen, şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili babam Haldun Dormen'i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun. Cenaze töreni ile ilgili bilgiler bilahare paylaşılacaktır."

HALDUN DORMEN KİMDİR?
Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Haldun Dormen, 1928 yılında Mersin’de doğdu. Eğitim hayatını Robert Kolej’de tamamladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yale Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi aldı. Türkiye’ye döndükten sonra 1955 yılında kurduğu Dormen Tiyatrosu ile Batılı anlamda bulvar komedisi ve müzikal türlerinin Türkiye’de yaygınlaşmasına öncülük etti; “Sokak Kızı İrma” gibi eserlerle büyük başarı kazandı.
Oyunculuk ve yönetmenliğinin yanı sıra disiplinli çalışma tarzı ve yetiştirdiği sayısız yetenekli sanatçı sayesinde Türk sahne sanatlarının modernleşmesinde ve kurumsallaşmasında önemli bir rol üstlendi. Dormen, tiyatroya katkısının yanı sıra sinema dünyasında yönetmenlik yaptı, kaleme aldığı oyunlar ve otobiyografik eserlerle Türk edebiyatına değer kattı.

Uzun yıllar boyunca televizyon ekranlarında kültür-sanat programları sunarak tiyatroyu geniş kitlelere tanıtan Dormen, Türkiye’nin en prestijli tiyatro ödüllerinden Afife Tiyatro Ödülleri’nin kurulmasına öncülük etti ve meslektaşlarının onurlandırılmasını sağladı. İlerleyen yaşına rağmen sahneye çıkmaya ve eğitim vermeye devam eden Haldun Dormen, zarafeti, entelektüel birikimi ve sanata adanmış yaşamıyla Türk tiyatrosunun yaşayan efsanelerinden biri olarak kabul ediliyordu.