Arama

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan LGS Tartışmalarına Sert Tepki: Bunun Adı İmam Hatip Düşmanlığıdır

1 yıl önce 152

Cumhurbaşkanı Erdoğan, LGS sonuçlarına ilişkin ortaya atılan şaibe iddialarını sert sözlerle eleştirdi. Erdoğan, hedefin imam hatip liseleri olduğunu belirterek, yürütülen kampanyaları "ahlaksız iftira" olarak niteledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan LGS Tartışmalarına Sert Tepki: Bunun Adı İmam Hatip Düşmanlığıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 51. yıl dönümü kapsamında gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ziyaretinin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçları üzerinden yapılan tartışmalara da değindi. İmam hatip liselerinin başarılarının hedef alındığını savunan Erdoğan, "Günlerdir yürütülen ahlaksız iftira kampanyasının tek açıklaması vardır; o da imam hatip düşmanlığıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden öne çıkan ifadeler şöyle:

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 51'inci yıl dönümü vesilesiyle Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar'ın davetine icabetle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdiğimiz ziyaretimizi tamamlamış bulunuyoruz. Lefkoşa'da 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamalarına katılarak, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin coşkusunu ve sevincini bir kez daha paylaştık. Uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz çerçevesinde bundan 51 yıl önce gerçekleştirdiğimiz Kıbrıs Barış Harekatı, "enosis" hayalini suya düşürmüştür. Kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz, Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz ve mücahitlerin desteğiyle 1963'ten itibaren akan kan ve gözyaşına son vererek, adaya barış ve huzur getirmiştir. Nitekim adada yarım asırdır bir damla kan dökülmemiştir. Bu huzur ortamı Türkiye'nin kararlı desteğiyle daha nice yıllar sürecektir. Kıbrıs Türkü de ilelebet kendi vatanında özgürce yaşayacaktır. Ziyaretim vesilesiyle KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar'la da bir araya geldim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne olan desteğimizi tekraren vurguladık.

"KIBRIS TÜRKÜ KARDEŞLERİMİZİN REFAH İÇİNDE YAŞAMASI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ"

Kıbrıs'ta iki devleti çözüm vizyonunun arkasında durduğumuzu ve adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğu gerçeğini teyit ettik. Bu arada Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin refah içinde yaşaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. İktisadi ve mali iş birliği anlaşmalarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ihtiyaç duyduğu her alanda desteklenmektedir. Bazı tesislerin açılış ve temel atma törenlerini, mayıs ayında hizmete sunulan Cumhuriyet Yerleşkesinde yaptık. Bunlardan temelini attığımız Yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi inşallah adadaki en büyük sağlık yatırımlarından birini teşkil edecek. Açılışını yaptığımız Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve 4 buçuk kilometrelik kesim sayesinde, toplam 21 kilometrelik projenin önemli kısmını tamamlamış olduk. Bir yıldan kısa sürede biten bu proje Lefkoşa'daki trafik yoğunluğunu azaltmakla kalmayıp Güzelyurt ve Lefke'nin, Ercan Uluslararası Havalimanı'na bağlantısını da hızlandıracak. Bugün hizmete aldığımız Yeni Maraş Sağlık Merkezi bin metrekarelik kapalı alanda bölge halkımızın sağlık hizmetlerine de erişimini kolaylaştıracaktır. Bugün de yine tanık olunduğu üzere, Ana Vatan ve garantör olarak Kıbrıs Türkü'nün müreffeh bir geleceğe doğru attığı adımlarda yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'mızı bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum. Söz şimdi sizde.

"İSRAİL'İN BU İSTİKRAR PROJESİNİ BOZMASINI DÜNYAYA İYİ ANLATMAK GEREKİYOR"

Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri'nin Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakanı ile sürekli görüşme halinde. Aynı şekilde MİT Başkanımız İbrahim Kalın ve Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler de muhataplarıyla görüşüyor. Bölgede son olarak bu 2 bin 500 kişilik hafif silahla donatılmış gücün Süveyda'ya gitmesine izin verildi. İki gündür Amman'da toplantılar devam ediyordu. Aşiret reisleri, Ürdünlüler ve ABD Özel Temsilcisi bizimle sürekli temas halinde. Süveyda'nın etrafı çevrilmiş durumda. Birliklerin içeriye girip girmemesine izin vermeyle ilgili bir problem var. Şu anda Dürzilerin malumunuz üç kolundan ikisi son derece uyumlu olduğu halde kollardan biri İsrail ile hareket ediyor. Bunlar bozgunculuktan vazgeçmiyor. Bu nedenle içeride zaman zaman çatışmalar devam edebiliyor. İçeriye polis giremiyor, asker giremiyor, şehrin etrafındalar. En azından dışarından unsurların gelmesini engellediler. Amman'daki devam eden müzakerelerde sözünü ettiğimiz o bir Dürzi fraksiyon hariç taraflar, gönüllü olarak ateşkese uymaya "evet" dediler. Suriye meselesinde aslında son derece yapıcı bir atmosfer oluştu. Bütün bir araya gelemeyecek aktörler, Suriye konusunda bir araya gelirken İsrail'in bu istikrar projesini bozmasını dünyaya iyi anlatmak gerekiyor. Biz, bunu anlattığımızı düşünüyoruz. Amerikalılar özellikle bu meseleyi biraz daha sahiplenmeleri gerektiğini anlıyorlar. Temel sorun tarafların birbiri arasında çatışma olması. Ama daha da büyük stratejik sorun, bu çatışmayı bahane ederek İsrail'in bölgeyi işgale kalkması. Zaten İsrail, bildiğiniz gibi bölgede istikrar olmasını istemiyor. Bütünleşik bir Suriye'nin kendisi için iyi olmayacağını düşünüyor ve bu türden provokasyonlara devam ediyor.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" HEDEFİMİZİ SEKTEYE UĞRATACAK TÜM YAPILARA KARŞI TEYAKKUZ HALİNDEYİZ"

"Terörsüz Türkiye" hedefimize ulaşmak için adımlarımızı atmayı sürdürüyoruz. Bu nihai hedef doğrultusunda ilerleme devam ediyor. Sürecin provokasyonlardan etkilenmemesi için de son derece dikkatliyiz. "Terörsüz Türkiye" hedefimizi sekteye uğratacak tüm sabotajlara ve yapılara karşı teyakkuz halindeyiz. Biliyorsunuz silah bırakma başladı. İlgili arkadaşlarımız gerekli takibi yapıyor ve temasları sağlıyor. Komisyon konusunda da görüşmeler, bildiğim kadarıyla, nihai aşamaya geldi. Yakında Meclis zemininde ilerlemenin yaşandığına şahitlik edeceksiniz.

"İMRALI BU KONUYLA İLGİLİ HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİ, VERİYOR"

Biz terörsüz bir geleceği inşa etmekte kararlıyız. Hedefimize ulaşmak için ne yapacağımızı, nasıl yapacağımızı ve sonuçta nereye varacağımızı çok net bir biçimde biliyoruz. Bölgemizde yaşanan hadiseler, bir kez daha attığımız bu adımın doğruluğunu ortaya koyuyor. Şu anda İmralı bu konuyla ilgili her türlü desteği verdi, veriyor. İşin bu boyutu çok çok önemli. YPG'nin duruşu her an her türlü değişkenliğe uğrayabilir. Bu yaklaşımın bunların uzantısı olan SDG bakımından nasıl yansıyacağı da önemli. Son gelişmelerde Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın duruşu, bunların olumsuz anlamda bir araya gelişini de bana göre ortadan kaldırmış vaziyette. Biz kararlıyız, Ahmed Şara'yı Suriye'de yalnız bırakmayacağız. Suriye'nin parçalanmasını istemiyoruz, Suriye'nin yeniden toparlanmasını biz ülkemiz için de olumlu görüyoruz. Çünkü Suriye'nin yeniden toparlanması bizimle olan münasebetlerini de olumlu istikamette etkileyecektir. Ülkemizdeki Suriyelilerin ülkelerine gönüllü geri dönüşlerinin başladığını görüyoruz. Halbuki "dönmeyecekler" diye bir ümitsizlik vardı. Şimdi gönüllü geri dönüşlere başladılar. Biz de gönüllü geri dönüşlerin hızlanması için her türlü desteği vereceğiz. Bu dönüşlerin hızlanmasıyla birlikte Suriye hızla normalleşsin, biz de Güneyimizi sağlama alalım istiyoruz.

"TEK BİR AÇIKLAMASI VAR, O DA İMAM HATİP DÜŞMANLIĞI"

İmam hatip okullarının akademik başarıları, özellikle fen ve sosyal bilimler alanında giderek artıyor. Bu durum da bazı kesimleri rahatsız etmiş görünüyor. Günlerdir yürütülen ahlaksız iftira kampanyasının tek bir açıklaması vardır; o da imam hatip düşmanlığıdır. Hakikaten yenilir yutulur bir şey değil. Bir insan bu kadar pişkince yalan söyleyemez. LGS'de bu kadar başarı sağlamış olan bu yavrulara niye hakaret ediyorsun? Şu anda Kartal Anadolu İmam Hatip'te, diğer imam hatiplerde bu kadar başarı grafiği yüksek olan bu yavruları, sen nasıl olur da böyle fotoğraf kareleriyle kalkıp hedef gösterirsin? Çok büyük bir terbiyesizlik. LGS'deki başarı grafiğinin herhangi bir yolsuzlukla izah edilmesi mümkün değil. "Sağdan soldan destek verilmiş, şu olmuş, bu olmuş" hepsi yalan, hepsi bühtan. Yavrular, bileklerinin hakkıyla, zihinlerinin hakkıyla neticeyi elde etmiş olan çocuklarımız… Ama bakıyorsunuz, daha 12-13 yaşındaki masum yavruların emeklerine kara çalınıyor. Bakın bizim, "toksik siyaset" derken kastımız tam olarak buydu. Çamur at izi kalsın anlayışı ile siyaset yapılmaz; yapılsa da buna siyaset denmez. Rabbim annelerine, babalarına ve milletimize bağışlasın. Şunu da söylemek isterim: Biz sınav güvenliği konusunu son derece hassas bir şekilde ele alıyoruz. Türkiye'nin sınav güvenliği konusunda ne kadar başarılı olduğunu cümle alem bilir. Eğer bunların zerre kadar haysiyetleri varsa, tek yapmaları gereken çıkıp sosyal medyadan linç ettirdikleri o masum çocuklardan ve ailelerinden açıkça özür dilemeleridir. Yoksa bunlar müfteri olarak anılmaya devam edecektir."

 

Etiketler : Cumhurbaşkanı Erdoğan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kıbrıs LGS
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Yorumlar

D Haber

selam

2 yıl önce
Eda

Geçmiş olsun .. Teslim olmasını bekliyoruz ama zannetmiyorum. Devletimiz e güveniyor yakalandığı haberi bekliyoruz .

2 yıl önce
ad image
ad image