3 hafta önce 139
Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden yeni karar geldi. AİHM Büyük Dairesi, Gezi Parkı davasından hükümlü bulunan Kavala'nın başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, "mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasının sağlanmasına" ve Türkiye'nin Kavala'ya tazminat ödemesine karar verdi.
"MÜMKÜN OLAN EN KISA SÜREDE"
Osman Kavala hakkında verilen kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Mattias Guyomar açıkladı. AİHM Büyük Dairesi, Kavala'nın "mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasının sağlanması" yönünde karar verirken, Türkiye'nin de Kavala'ya tazminat ödemesine hükmetti.
Guyomar, "Karar, tespit edilen ihlallerin ciddiyeti göz önüne alındığında, davalı devletin başvuranın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmektedir" dedi.
İTİRAZ YOLU KAPALI
Kararın AİHM Büyük Dairesi tarafından verilmesi nedeniyle Türkiye açısından itiraz edilebilecek başka bir merci bulunmuyor. Büyük Daire, AİHM'nin en üst yargı organı konumunda bulunuyor.
Kararda, "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı hukuki duruma getirilmesi" istendi. AİHM, Kavala hakkında verilen mahkumiyet kararının Sözleşme hükümleri açısından "hükümsüz ve geçersiz" kabul edilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
AİHM'İN OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ KARARI
AİMH kararı özetle şöyle:
"Mahkûmiyete esas alınan eylemler büyük ölçüde kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum girişimlerini desteklemek, bilgi yaymak ve Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı savunuculuk faaliyetlerinde bulunmaktan ibarettir. Mahkeme, bunların Sözleşme’nin 10. ve 11. maddeleri kapsamındaki haklara yönelik bir müdahale oluşturduğu sonucuna varmıştır.
Kararda, söz konusu müdahalenin Sözleşme’nin 10. ve 11. maddeleri anlamında “kanunla öngörülmüş” sayılamayacağı belirtilmiş ve bu maddelerin ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde düzenlenen suç, cebir ve şiddet kullanımını içermesine rağmen mahkemeler, başvurucunun eylemleri ile Gezi Parkı protestoları sırasında meydana gelen şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kuramamıştır.
Kararda, başvurucunun mahkûmiyetinden önceki ve sonraki tutukluluğunun Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasına göre hukuka uygun olmadığı ve 10 Aralık 2019’dan bu yana özgürlüğünden mahrum bırakılmasının Sözleşme’yi ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Bugünkü kararda, sonraki yargılamaların da bu ihlali ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir. Yeni, somut ve ikna edici herhangi bir delil sunulmamıştır. Başvurucunun mahkûmiyeti, belirli bir şiddet eylemine dayanmamaktadır. Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalıdır.
Başvurucunun uzun süre özgürlüğünden mahrum bırakılması, siyasal faaliyet özgürlüğünü zedelemektedir. Bu ilkeler, demokratik toplumun özünde yer almaktadır. Mahkeme, başvurucuya uğradığı manevi zararın yanı sıra yargılama giderleri ve diğer masrafları için de tazminat ödenmesine hükmetmiştir."