7 ay önce 489
Gezi Parkı eylemlerinde sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım’ın davasında karar açıklandı. Savcılığın ağırlaştırılmış müebbet talep ettiği dosyada mahkeme, Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Ancak mahkeme hükmen tutuklama kararı vermezken, Barım hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi.
AYŞE BARIM HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENMİŞTİ
Menajer Ayşe Barım, 1 Ekim 2025 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tahliye kararına 3 Ekim’de itiraz etti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı reddederken, dosya bir üst mahkeme olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Dosyayı inceleyen 27. Ağır Ceza Mahkemesi, savcılığın itirazını yerinde bularak Barım hakkında yeniden tutuklama kararı verdi.
Bu kararın ardından sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan Barım için, 22 Ekim’de Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı. Raporda, tedavisinin hastane koşullarında sürdürülmesi gerektiği, cezaevi şartlarının sağlık durumu açısından uygun olmadığı ifade edildi. Ancak İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Başsavcılığın itirazını bir kez daha reddetti.
Öte yandan savcılık, celse arasında esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, Ayşe Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Ayşe Barım, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan yargılandığı davada üçüncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Barım ile avukatları katıldı.
BARIM’A 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASI
Mahkeme, Ayşe Barım’ı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.
SAVCILIĞIN ESAS MÜTALAASI
Cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında Ayşe Barım hakkında, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya ya da görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
Mütalaada, Gezi Davası’nın firari sanıkları arasında yer alan Mehmet Ali Alabora ile Barım arasında, Gezi eylemleri sürecinde bir bildirinin yayımlanmasına ilişkin yapıldığı öne sürülen iki ayrı tape kaydına dikkat çekildi. Bu görüşmelerde Barım’ın bildirinin yayımlanmaması yönünde irade ortaya koyduğu iddia edildi.
Savcılık, Barım’ın süreçte görüşüne başvurulan ve onayı alınan kişi konumunda bulunduğunu, eylemleri destekleyerek yayılmasına katkı sağladığını ileri sürdü. Ayrıca, şirketine bağlı sanatçılar üzerinden eylem çağrıları yapıldığı, bu durumun şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırladığı ve Barım’ın bağlı oyuncuları aktif şekilde sahaya yönlendirdiği öne sürüldü.